İzmir’in Dikili ilçesine bağlı Çandarlı bölgesinde 2012 yılından beri faaliyet gösteren ve çiçek üretimi yapan Queen Seracılık bünyesinde çalışmış ve haklı nedenle iş sözleşmelerini feshetmiş kadın işçiler sendikamıza ulaşarak çalışma koşullarını ve işyerinde yaşadıkları sorunları aktardılar. Bu işçiler, işten çıkma sebepleri olarak yoğun fazla mesaiye kaldıklarını, fazla mesai ücretlerinin hukuka uygun olarak yatırılmadığını, bayramlarda ve ulusal tatillerde, dönem dönem hafta tatillerinde çalışmalarına rağmen ücretlerini zamlı olarak alamadıklarını, kendilerine ücret bordrolarını imzalamalarının zorunlu tutulduğunu, çoğu bölümde ağır yük kaldırmadan kaynaklı bel fıtığı, boyun fıtığı, sinir sıkışması, nörolojik bazı hastalıklar gibi hastalıklara yakalandıklarını, serada kullanılan kimyasal ilaçlar sebebiyle hormonal dengesizliklerinin oluştuğunu, hastalıklarını dile getirmelerine rağmen çalışma yerlerinin değiştirilmediğini ifade ettiler. Bir kısım işçilerin iş sözleşmelerini bu sebeplerle haklı nedenle feshetmek için işletmeye gönderdikleri ihtarnameye karşılık olarak kendilerine işletme tarafından gönderilmiş olan karşı ihtarnamede şirketin son derece kibirli, anlayışsız ve tehditkâr bir tonda yaklaştığını da gördük.
Queen Seracılık yurtdışındaki yetiştiriciler için kalanchoe, schlumbergera, succulent, euphorbia milii ve başkaca çelikler üretmektedir. Bünyesinde ürettikleri saksı güllerini de iç pazara satmaktadır. Çeşitli zincir mağazalarda ve online satış mağazalarında ürünleri satılmaktadır. Şirketin ürünleri çok iyi ambalajlanmıştır ve reklam değeri yüksektir.
Queen Seracılık işletmesi kendini Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine katkısı açısından değerlendirmektedir. Bünyesinde ortalama 350 civarında çalışanı olan ve çalışanlarının yaklaşık %70’inin kadın olmasından övünerek bahseden şirket, bu durumu toplumsal cinsiyet eşitliği üzerinden tanımlamaktadır. Ayrıca işletme, “iyi çalışma hakları, eşit ücret, eğitim, yemek, işe gidiş-geliş vs. sağlayarak yoksullukla mücadelede” sorumluluk aldığını öne süren bir yaklaşımı olduğunu da belirtmektedir. Üretimin çevresel etkilerini de doğaya en az zarar verecek şekilde yerine getirdiği iddiasındadır.
Queen Seracılık, “vicdanınız rahat bir şekilde çiçek satın alabilirsiniz” demektedir. İşletmenin sloganında “siz buna çiçek deyin, biz hayat” denmektedir. Yani, bir yandan çevresel, ekolojik döngüye zarar verilmediği, diğer yandan da insan hayatına yaraşır, onurlu bir yaşam sürmeye uygun bir maaş ve iş koşullarının sağlandığı öne sürülmektedir.
Oysa Queen için pandoranın kutusu açıldığında, çiçeklerin ambalajları kaldırıldığına gerçeğin farklı olduğu görülmektedir. Kadın emekçilerin yoğun olduğu bu işletmede kadın emeğine gereken önem gösterilmemekte, emek değersizleştirilmektedir. Doğaya en az zarar verdiğini iddia eden işletmedeki çalışanlar tarafından işletmede kendi sağlıklarını bozan ilaçların dahi kullanıldığı ifade edilmektedir. Halen Queen Seracılık bünyesinde çalışmakta olan üyelerimizle ve işçilerle yaptığımız istişareler de sorunların devam ettiğini göstermektedir. Queen Seracılık yüksek kârlar elde ettiği işletmesinde işçileri asgari ücretle, ek mesai ücretleri yatırılmadan veya eksik yatırılmak suretiyle ağır koşullarda çalıştırmaktadır. Bu durumu dile getirip haklı nedenle işten ayrılmak isteyen işçileri ise, tazminatlarını ödemeden ve tehdit eder bir tutumla istifaya zorlamaktadır. Bu durum kabul edilemez. Queen Seracılık işletmesinin bu tutumunu değiştirmesi gerekmektedir.
TARIM-SEN olarak sendikamıza başvuran işçi arkadaşlarımızın hukuki haklarını sonuna kadar takip edeceğimizi, tek bir işçi arkadaşımızın haklarını alması için dahi fiili, meşru mücadele yollarını takip etmekten geri durmayacağımızı ifade etmek isteriz.



